empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Empati yazilari - 1





"Hikayelerini bilmediklerimizdir en çok düşman olduklarımız" (Slavoj Zizek)


Bu cumle, empati hakkinda yazilacak onlarca sayfanin ozeti aslinda..cunku empati yapamadiklarimiz aslinda tam olarak anlayamadiklarimizdir. "Neden oyle diyor", "Neden oyle yapti", "Neden beni anlamiyor" diye hep soru isaretleri vardir empati yapamadigimiz insanlar icin kafamizda. Ve hemen kendimize gore veririz cevaplari. Onyargilarimiz yuzunden ve olaya karsi KENDI bakis acimiz cercevesinde baktigimizdan, karsimizdaki insani anlamadan, aslinda ondan almamiz gereken ama KENDI yarattigimiz o cevaplara inaniriz.

Arkadas, aile, komsu ya da yoldan gecen bir yabanci hic farketmez. Empati yapabildigimiz zaman kazaniriz bir insani. Empati yapamayip kendi dar cercevemizde kalinca da kaybederiz, yipratiriz her turlu iliskiyi.


Dedim ya en basta..Yazacak, soylenecek cokca kelam var bu konuda. Empati benim tek kelimelik mottom insan iliskilerinde. Hatta empatiyi abartip kendime zarar vermemem gerektigini ogrenmeye calisan bir insan olarak, hem de empati yapmayi insanlara ogretmeyi kendine misyon edinmis biri olarak buraya kucuk bir not duserek baslamak istedim bu konudaki yazilarima. Cok basit, tek sormaniz gereken "onun yerinde olsam, onun icinde bulundugu kosullar icerisinde bulunsam ne hissederdim, ne yapardim?". Sonrasi kendiliginden gelisiyor zaten, hersey duzeliyor.


Ozellikle sevdiginiz insanlara sikica tutunun, ve onlara kizinca kendinizi onun yerine koyun. Hikayesini bilin, dusman olmayin..Ictenlikle kalin!





27 Ocak 2012 Cuma

30’umdan sonra neler değişti..


Oğlak burcunun hayatı 2 devreye ayrılırmış. 30’undan önce ve sonrası diye. Önceleri hep bir arayış içinde olan Oğlaklar, 30’dan sonra bir değişim ve sonrasında aydınlanma yaşarmış. Ben de bir oturdum düşündüm, benim hayatımda neler değişti son yıllarda diye. Evet 30 yaşımı yeni geçtim ve bunu kabulleniyorum, yaşımdan memnunum, evet memnun..belki 28 olsam daha memnun olurdum..ama yok yok, seviyorum 30 yaşımdan sonraki halimi:) Hem ruhen hep 30 kalacağım artık, gerçekten! kendimi kandırmıyorum; mesela içimden dans etmek gelince edeceğim, bacaklarım elverdiği sürece mini etek giyecek, her yeni çıkan teknolojik ürünün ne işe yaradığını öğreneceğim. Çocukları dinleyip anlamaya devam edeceğim, saçma sapan şeylere gülüp, üzülünce hüngür hüngür ağlayacağım.

Bakalım neler değişmiş bende son yıllarda:

- Artık boğazlı kazak giyemiyorum kaşım kaşım kaşındırıyor boynumu. Ne olacak dolaptaki renk renk boğazlı kazaklarım şimdi..
- Rafadan/az pişmiş yumurtanın görüntüsünden bile iğrenirken artık bayılarak yiyorum.
- Bebekken kıvırcık, çocukken düz olan saçlarım artık zaman zaman düz zaman zaman su dalgası şeklini alıyor.
- Artık çok ama çok çalışıp yönetici falan olmak değil, sanatla ilgilenmek istiyorum.
- Hatta en büyük hayalim bir çiftlikte yaşamak. (Eskiden en büyük hayalim neydi pek hatırlamıyorum ama bu olmadığından da eminim)
- Daha çok gülümsüyor, olumsuzlukları daha az kafama takıyorum.
- Sevdiğim insanları daha çok kıskanıyorum.
- Sevgimi daha çok gösteriyorum.
- İçimdekileri daha rahat dile getiriyorum, doğru bildiğim şeyi korkusuzca savunabiliyorum.
- Daha kolay kilo alıyorum:(
- Üniversite biter bitmez tası tarağı toplayıp uzaklara giden Nilay da değilim artık. Hep aileme yakın olmak istiyorum Hatta artık kendi ailem olmasını diliyorum.
- Eskiden daha bencilken, şimdi daha çok empati yapıyorum.
- Şimdi kötüye giden bir değişiklik: daha önceleri başkalarının ne dediği daha az önemliymiş benim için, şimdilerde sanki kafama daha çok takıyorum. Ama öyle olmaması gerektiğinin farkındayım en azından.
- Daha az uyuyorum.
- Her geçen gün havaalanlarına, otobüs duraklarına ve randevularıma daha erken gidiyorum. Yakında babam kadar telaşlı olup havaalanına gitmek için evden 4 saat önceden çıkmaktan deli gibi korkuyorum!
- Daha düzenli, temiz ve titiz olmayı önemsiyorum. Annemle en büyük sorunum odamın dağınıklığıydı. Artık işten eve koşa koşa gidip evi düzenlemek istiyorum çoğu zaman. Ev temiz ve toplu olunca kendimi iyi hissediyorum.
- Artık yemek yapıyorum, yemek yapmaktan zevk alıyorum.
- Daha bi evcimen olup çıktım sanki bu son yıllarda.
- Kendimi daha iyi tanıyorum.
- Bazen sabit fikirli ve önyargılı olduğumu kabul ediyor, elimden geldiğince öyle olmamaya çalışıyorum.

Aslında hem çok şey değişmiş hem de hiçbir şey değişmemiş gibi. Bir on yıl sonra da böyle hissedebilmek umuduyla..